ERİTROSİT SÜSPANSİYONU

Hastanede kan tansfüzyonu arasında en çok eritroist süspansiyonu takıyoruz.Peki bu taktığımız ES nedir?

Kan transfüzyonu özel bir doku transplantasyonu olarak tanımlanabilir. Kan transfüzyonu 20. yüzyılın başında kan grubu antijenlerinin, tipleme yöntemlerinin ve verici-alıcı karşılaştırma testlerinin keşfi ile tıptaki uygulama alanına girmiştir.Daha sonra uygun antikoagülanların, kanın fraksinasyonuna olanak sağlayan biyolojik olarak uygun plastik torba sisteminin ve hastalık geçişini önlemek için birçok mikrobiyolojik testin keşfiyle “kan komponenti” tedavisi modern kavramları aşamalı olarak gelişmiştir. Kan ürünleri kandan hazırlanan tüm terapötik materyaller yani hem kan komponentleri hem de plazma fraksinasyon ürünlerini kapsarken, kan komponentleri ile eritrosit, lökosit, trombosit konsantreleri, plazma ve kriyopresipitat anlaşılmaktadır.

Kanın komponentleri ve rollerinden kısaca bahsedecek olursak kırmızı hücreler oksijen taşır,beyaz hücreler immün sistemi,trombositler koagülasyonu ,albumin onkotik basıncı,gama globulinler immüniteyi,koagülasyon faktörleri koagülasyonu etkiler.

Başlıca transfüzyon endikasyonları arasında kan volümünü yerine koymak, eksik kan komponentlerinin yerine konması (eritrosit, trombosit, lökosit, pıhtılaşma faktörleri, plazma proteinleri), kan değişimi ve vücut dışı dolaşım uygulanması, dokulara oksijen transportunu sağlamak,kanama ve koagülasyon bozukluklarını ve immunolojik yetersizlikleri düzeltmek sayılabilir.

Sağlıklı bir donörden alınan bir ünite tam kandan, kan bankası koşullarında eritrosit, trombosit, lökosit süspansiyonları, taze donmuş plazma ve kriyopresipitat elde edilmektedir.İmmünglobulin ve koagülasyon faktörleri ise geniş plazma havuzlarının bulunduğu koşullarda daha ileri teknoloji ile elde edilmektedir.

Kan torbasına alınan kanın pıhtılaşmaması ve hücrelerin canlılığını sürdürebilmesi için antikoagülan ve koruyucu solüsyonlar kullanılır. Bu solüsyonlarla bir ünite tam kan veya eritrosit süspansiyonu 2-10 C ’de 21-35 gün saklanmaktadır. Bu maddeler arasında dekstroz, adenin, sitrat ve sodyum bifosfat bulunmaktadır. Dekstroz ve adenin; ATP sentezlenmesini sağlayarak eritrositlerin enerji gereksinimini karşılar. Sitrat ise kan içinde bulunan kalsiyum iyonu ile etkileşerek pıhtılaşmayı engellemektedir. Kan ACD (Adenin-sitrat-dekstroz) ve CPD (Sitrat-fosfat-dekstroz) ile 21 gün, CPDA-1 (Sitrat- fosfat-dekstroz-adenin) ile 35 gün saklanmaktadır. Saklama süresini uzatan denemeler sonucunda bazı ilave koruyucu solüsyonlarla saklanma süresi 42 güne kadar çıkmıştır.

ERİTROSİT SÜSPANSİYONU

Tam kanın trombositten zengin plazma kısmının ayrıştırılması (200-250 ml) ile elde edilir. Bu işlem için tam kan torbasına bağlı ikinci bir torba daha bulunmalıdır. Bir santrifüj ve ekstraktör yardımıyla ilk torbada sadece eritrosit süspansiyonu, ikinci torbada plazma kalır.
Kanaması olmayan bir erişkinde bir ünite eritrosit süspansiyonu hematokriti %3, hemoglobini 1g/dL arttırır. Bir ünite eritrosit süspansiyonunda yaklaşık 200 mL eritrosit, 20-30 mL plazma, 1×109 lökosit, 45 gr hemoglobin, 200 mg demir ve 63-100 mL antikoagülan/koruyucu solüsyon bulunmaktadır.
Eritrosit süspansiyonları sadece oksijen taşıma kapasitesinde ve eritrosit kitlesinde artışa gereksinimi olan hastalarda anemi tedavisi için endikedir.
Eritrosit süspansiyonları, kalp yetmezliği olan anemili hastaların aşırı volüm artışını tolere edememeleri nedeni ile tam kandan daha avantajlıdır.
Akut kan kaybı olan hastada ardarda 4 ünite eritrosit süspansiyonu ve sıvı verilmesine rağmen hastanın hemodinamik dengesi stabil hale gelmiyorsa (hipotansiyon,taşikardi, periferik soğukluk, idrar hacminde azalma) tam kan transfüzyonuna gereksinim doğar.

Eritrosit süspansiyonunun geçimli olduğu sıvılara değinecek olursak ;

Serum fizyolojik (%0.9 NaCl), ABO uyumlu plazma ve %5 albumindir. Bunlar dışında hiçbir sıvı veya ilaç kan torbası içerisine konulmamalı, kan seti ile aynı setten verilmemeli veya puşe edilmemelidir. Transfüzyonla birlikte uygunsuz sıvıların verilmesi ile (5% dekstroz, ringer laktat, intravenöz ilaçlar) hemoliz .Aynı setten %0.9’luk NaCl dışında hiçbir ilaç veya solüsyon uygulamamalıdır. Özellikle Ca içeren solüsyonlar (Ringer Laktat ) pıhtı oluşturabilir.

Eritrosit Süspansiyon Reaksiyonları

Immünolojik transfüzyon reaksiyonları;
Hemoliz ,ateş,alerji,anafilaksi.transfüzyona bağlı akut akciğer hasarı,hemoliz,sepsis


Non-immünolojik transfüzyon reaksiyonları;
Dolaşım yüklenmesi,hipotansiyon,metabolik

komplikasyonları,dilusyon,hipotermi,emboli

Eritrosit Süspansiyonun Saklanma Koşulları
Eritrosit veya tam kan herhangi bir nedenle kan bankası saklama dolabının dışına çıkarıldıysa:
Oda ısısında ise 4 saatte, buzdolabında ise (2-10 °C) 24 saat içinde tüketilmelidir. Aksi taktirde ürün imha edilmelidir.

Transfüzyonda önemli noktalar
´ Hasta kan grubu ile gelen torba kan grubunun uyumu,
´ İsim, doğum tarihi doğruluğu,
´ Cross-Match tarihinin geçerliliği,
´ Kanın son kullanım tarihi,
´ Hastada hipotermi oluşmasını önlemek amacıyla kan
transfüzyonundan önce ısıtılmalıdır
´ Uygun damar yolu
´ Transfüzyona başlanamayacak ise kan 30 dk içinde
buzdolabına geri gönderilmelidir
´ Açılmış ise oda havasında en geç 4 saat içinde
verilmelidir (Bakteriyel kontaminasyon)
´ Kan ayrı bir İV girişten uygun set ile verilmelidir
´ İlk 30 dakika hasta çok yakın izlenmelidir.
´ Hastadan yazılı onam alınmalıdır.

Yorum bırakın